Influencer Marketing Sözleşmelerinde “Münhasırlık” (Rekabet Yasağı) Krizi ve Çözüm Yolları

Influencer marketing ekosisteminde; içerik üreticilerin markaların yüzü olduğu bir pazarlama sistemini görüyoruz. Bu sistemde, markalar, işbirliği yaptıkları içerik üreticilerinin kendi marka kimlikleriyle bütünleşmesini ve rakiplerle anılmamasını istiyor. Ancak bu talep, her zaman kabul görmüyor. Özellikle influencer’ın ve/veya ajansın ticari gelir elde etme özgürlüğü ile çatıştığında ortaya “Münhasırlık” (Exclusivity) krizi çıkabiliyor. 2026 yılına girerken, ajansların ve markaların en çok zorlandığı bu maddeyi hukuki ve ticari açıdan inceledik.

I. Marka Ne İster?

Markalar reklam bütçesi ayırdığı bir ismin, markasıyla anılan bir içerik üreticinin ertesi gün rakip markanın ürününü övmesini “inandırıcılık kaybı” ve “yatırımın zedelenmesi” olarak görüyor. Benzer şekilde, markalar, kampanya stratejisini oluşturan ve yöneten ajanslarla olan ilişkisinde de rekabet yasağı veya münhasırlık öngörmek isteyebiliyor. Bu tercihin ardında rakip markalarla gizli bilgi / ticari sır paylaşımı olmaması endişesinin yer aldığını söyleyebiliriz.

Hukuken bu talepler, sözleşme serbestisi kapsamında korunabilir bir menfaattir.

II. Influencer ve Ajans Ne İster?

Gerek influencerlar gerek ajanslar için gelir modelleri, çeşitli markalarla çalışmaya dayalıdır. Eğer “kozmetik” alanında çalışan bir marka, tüm kozmetik kategorisinin tamamında bir münhasırlık istiyorsa; “kozmetik” alanında içerik üreten influencer’ın veya benzer şekilde ajansın, o yılki potansiyel gelirinin büyük kısmını bloke etmiş olur. Bu tür kısıtlamalar, genellikle içerik üreticiyi projeden kaçırabileceği gibi ajanslar için de ticari sürdürülebilirliğe engel olacaktır.

III. Hukuki Sınır Nerede?

Türk hukukunda “Sözleşme Serbestisi” esas olmakla birlikte, buradaki serbesti sınırsız değildir. Rekabet yasağı veya münhasırlık olarak adlandırabileceğimiz sözleşme maddelerinde kriter, kural olarak, bir kişinin ekonomik mahvına sebep olacak veya ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek ölçüde ağır kısıtlama olmamasıdır. Bu tür kısıtlamalar, münhasırlık kapsamında, bir sözleşme üzerinden muhatabı tarafından kabul edilmiş olsa dahi olası bir uyuşmazlıkta geçersizlik iddialarına neden olabilir.

Örnek: Bir güzellik influencer’ına “5 yıl boyunca başka hiçbir kozmetik markasıyla çalışamazsın” demek, ölçülülük ilkesine aykırı olarak değerlendirilebilir.

IV. Sözleşmedeki Münhasırlık Maddesini / Talebini Nasıl Yönetebilirsiniz?

Influencer marketing sözleşmelerinin münhasırlık – rekabet yasağı maddesinde kriz yaşamamak için sözleşmelerde şu 3 aşama dikkate alınabilir:

  1. Daraltılmış Kategori: “Gıda sektörü” değil, “Dondurma kategorisi” şeklinde kategori sınırlaması yapmak.
  2. Tanımlı Rakipler: Yasaklı olan “rakiplerin” listesini sözleşmeye eklemek.
  3. Süre Sınırlaması: Sadece kampanya süresi ile münhasırlık durumunu sınırlamak.
  4. Önceden Bildirilen Rakipleri Kapsam Dışı Bırakmak: İşbirliği teklif edilen influencer veya ajans halihazırda rakip marka ile çalışıyor olabilir, böyle hallerde mevcut durumda çalışılan ve sözleşme imza öncesinde bildirilen rakipleri kapsam dışı bırakmak.
  5. Ek Ücret (Exclusivity Fee): Eğer marka tam münhasırlık istiyorsa, influencer’ın kaybettiği potansiyel işler için ek bir bütçe ayırmayı değerlendirebilir.

Sonuç itibariyle; influencer marketing sözleşmelerinde, yeni bir ticari ilişkinin kurulma aşamasında olduğu düşünülerek hem tarafların menfaatlerini koruyan hem de ticari ilişkilerin sürdürülebilirliğini sağlayan ortak iradeyi yansıtan metinlerin oluşturulması esastır. Bu kapsamda münhasırlık, markalar için makul bir talep olabilecek ise de makul olma halinin sözleşmenin tüm tarafları için geçerli olması sağlanmalıdır.


Justa Hukuk olarak, hem markayı koruyan hem de influencer’ın ve ajansların ticari hayatını kilitlemeyen “denge sözleşmeleri” hazırlamanızda yanınızdayız.