Şirketler arası yeni işbirlikleri her zaman iki taraf için de heyecanlı süreçlerdir. İşbirliğinin genel çerçevesi hakkında konuşulur, ardından şu cümle gelir: “Hemen bir NDA (Gizlilik Sözleşmesi) imzalayalım, süreci başlatalım.”
Çoğu yönetici veya girişimci bu adımı, standart bir “prosedür” olarak görür. Okumadan imzalayıp işbirliği detaylarını öğrenmek ve teklif hazırlama aşamasına geçmek ister. Bu gizlilik sözleşmeleri, özellikle reklam sektöründe konkura girme şartı olarak karşınıza çıkabilir. “Şimdilik imzalayıp geçelim, nasılsa işbirliği olursa ayrı bir sözleşme yapılacak” düşüncesi ve yeni iş alabilmenin heyecanıyla hiç değerlendirilmeden doğrudan imzalanır.
Dikkat: O “standart” sandığınız belge, işbirliğiniz daha başlamadan sizi ağır tazminatların altına sokan bir “Truva Atı” olabilir.
1. NDA Nedir?
Açılımı Non-Disclosure Agreement (İfşa etmeme / Açıklamama Sözleşmesi) olan NDA’ler, bir nevi gizlilik sözleşmeleridir. Bu sözleşmelerin temel amacı; tarafların ticari sırlarını korumaktır. Böylece taraflar arasında henüz işbirliği kurulmadan paylaşılan bilgiler, bir sözleşme ile korunmuş olur. Ancak günümüzde birçok taslak metin, bu amacın çok ötesine geçmektedir. Sadece bilgi paylaşımını değil, ticari geleceğinizi ipotek altına alan maddeler, bu metinlerin satır aralarına gizlenmiş olabilir.
2. NDA hükümleri içinde “Hizmet Sözleşmesi” Hükümleri Yer Alabilir Mi?
Şirketler arasında henüz işbirliğinin başlamadığı, teklif aşamasında imzalanan NDA’lerde, hizmet sözleşmesi hükümlerinin yer alması gerek iş akışına gerek hukuk mantığına uygun değildir.
Bununla birlikte, bazı NDA’lerde hizmet sözleşmelerinde yer alması gereken ağır yaptırımlar, geniş hukuki sorumluluk alanları, yapılacak işe dair birtakım taahhütler de gizlenmiş olabilir. Böyle bir durumda, henüz teklif dahi sunmadığınız bir “potansiyel işbirliği” için, “gizliliği sağlama” amacının ötesinde şirketinizi bağlayıcı taahhütler altına sokmuş olursunuz.
3. NDA’lerde “süre”, “cezai şart” ve “rekabet yasağı” hükümleri yer alıyorsa, bunlar nasıl değerlendirilmeli?
Ticari sırların ifşası halinde, meydana gelebilecek zararı NDA aşamasında ispat etmek zor olabilir, ispat zorluğunu aşmak ve caydırıcılığı sağlamak amacıyla NDA’lerde cezai şartlara yer verilebilir. Ancak bu şartların öngörülen işbirliğinin kapsamı, proje hacmi ve bilginin paylaşıldığı şirketin cirosuyla orantılı olması gerekir. Aksi bir akışta hazırlanmış cezai şart maddeleri, ticari sır ifşasında caydırıcı olmaktan çıkar, bir şirketin daha potansiyel işbirliği aşamasında ticari hayatının bitmesine neden olabilir. Özellikle kusura dayanmayan, ispat aramayan, şüphe halinde dahi tek talep üzerine tazminat ve cezai şart öngören NDA’lere mesafeli yaklaşmak gerekir.
Hizmet sözleşmesi aşamasına gelindiğinde ayrı bir NDA veya hizmet sözleşmesi içerisine eklenecek gizlilik maddeleri olabileceği gözetilerek teklif öncesi imzalanan NDA’lerde, süre sınırı olması tavsiye edilebilir. Benzer şekilde, rekabet yasağı öngören bir teklif öncesi NDA, amacını aşan bir hukuki metne dönüşür.
Özetle; başlangıçta şirketler arasında yeni işbirliği ve prensipte anlaşma şeklinde başlayan süreçte, NDA imza süreciyle birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş olur. Bu sözleşmeler, formalite icabı imzalanan hukuki metinler değil, aksine işbirliğinin geleceği hakkında fikir veren, işbirliği yapılacak şirketin konuya yaklaşımını değerlendirme fırsatı sunan metinlerdir. Bu kapsamda, NDA’lerin okunmadan imzalanması, yukarıda detayları verildiği üzere, şirketinizi ilk bakışta görünmeyen risklere maruz bırakabilir.
“Standart metin”, “konkur şartı”, “revize hakkı yok”, “hemen imzalayın da işbirliğine başlayalım” temalı sözlere kapılmadan, bu tür metinleri hukuki danışmanınıza inceletmek, şirketiniz için bir güven yatırımı olacaktır.
Şirketinizin geleceğini riske atmadan, NDA süreçlerinizi güvenle yönetmek ve sözleşmelerinizdeki gizli riskleri tespit etmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.